Antik Yunan Müzik “Mitleri ORPHEUS VE EURYDICE”

Bugün sizinle paylaşmak istediğim konu okurken kimi zaman işin içinden çıkamadığım bir alan olan Mitoloji. Öyle uçsuz bucaksız bir deniz ki, her kapı birbirine açılıyor ve dallanıp budaklanıyor. Ben müzisyen olduğum için tabi müzik mitlerine olan ilgim de başka. Antik Yunan müziği, tarihin en etkileyici ve önemli dönemlerinden biri olarak kabul edilir. Bu gün size biraz müzikten biraz da seçmiş olduğum mitolojik bir hikayeden bahsederken bir de dinleme listesi oluşturacağım.

Antik Yunan uygarlığında müzik, toplumun ve kültürün önemli bir parçası olarak karşımıza çıkıyor, sanat uygarlığı ele geçirmiş durumda. Müzik, dini törenlerden tiyatroya kadar birçok alanda karşımıza çıkıyor. Antik Yunan müziği, genellikle dört temel enstrüman olan Lir, Kithara, Aulos ve Sırnıksıdan (Pan Flüt) oluşuyor efendim. Bu enstrümanlar, farklı müzikal yapıların oluşturulmasında kullanılıyormuş, çeşitli anlatılar var..

Antik Yunan müziği, dini ve mitolojik temalara dayanan kompozisyonlardan oluşurken, tanrıları ve kahramanları anlatan destanlardan ilham alıyor. Örneğin, müzik tanrısı Apollon’un mitleri, müziğin önemini vurgulayan önemli unsurlardan biridir. Ayrıca, antik tragedya ve komedya oyunlarında da müzik, sahne performanslarını destekleyen bir araç olarak kullanılıyordu.

Müzik sağlık aracı olarak da kullanılıyordu. Öyle ki müziğin makamlar aracılığıyla ruh hallerini değiştirmesi, metafiziksel olarak yorumlanmasına neden olmuştur. Müzik, ruhun eğitilmesinde ve arınmasında büyük etken olarak görülmüştür. Bu güne baktığımızda günümüz klasik müziğinin temellerini atmış bir müzik teorisi birikimiyle karşı karşıyayız. Bu müzikte bulunan modlar ve makamsal diziler batı müziğinin temelini oluşturacak birçok ilke ve uygulamayı içerirken, müzik mitleri, efsaneler de literatürde oldukça önemli yer tutuyor.

Şimdi bu mitlerden birine gelecek olursak (ki benim de en sevdiklerimden biri) Yunan uygarlığının en önemli müzik mitlerinden olan Orpheus’un Efsanesini anlatacağım sizlere.

“Orpheus, tanrı Apollo’nun oğludur ve çok yetenekli bir müzisyen olarak kabul edilir. Efsaneye göre, Orpheus’un müziği doğanın kendisi üzerinde büyülü bir etkiye sahiptir. Taşları yumuşatır, yabani hayvanları sakinleştirir ve hatta yapılan müzikle bitkilerin büyümesini bile hızlandırırmış. Orpheus lirini çaldığında müziğinin büyüsüne kapılmayan hiçbir canlı bulunmazmış. Bu yetenekli müzisyenin sevgili eşi çok güzel bir peri olan Eurydice’tir. Euridice bahçesinde meyve toplarken bir satyr onun güzelliğiyle kendinden geçip ve ona saldırır ve korkuyla satyrdan kaçan Euridice zehirli yılanların olduğu çukura düşer ve zehirli yılanlar tarafından ısırılır. Orpheus onu bulduğunda peri artık ölmüştür. Eurydice’in ölümü üzerine Orpheus, yeraltı dünyasına iner ve tanrı Hades’ten eşini geri alabilmek için müziğini kullanır. Onun müziği, yeraltı dünyasının sakinlerini ve hatta tanrı Hades’i bile etkiler. Bir tanrı olan Hades onun yeraltında olma sebebini attığı ilk adımdan dahi bilir fakat ilk kez aşkın gücünü Orpheus’ un müziğinde hissetmiştir. Ölüler Diyarı’nın Tanrısı Hades ağıttan o kadar çok etkilenmiş  ki Orpheus’ un eşinin özgürlüğüne bir şartla şans tanımış. Orpheus Hades’ ten ayrılırken Euridice ardından gelecek, yeryüzüne çıkana dek Orpheus eşine dönüp bakmayacaktır. Orpheus yeryüzüne doğru yürüdükçe içindeki şüphe onu sarar ve daha fazla dayanamayıp eşine dönüp bakar. Rodin’e ait olan “Orpheus ve Euridice” eseri bize işte o anı yaşatır. Orpheus, eşi Euridice ile göz göze geldiğinde tamamen onu kaybeder, eşi hızla gözden kaybolur ve yeniden Hades’ e hapsolur.  Orpheus bir kez daha eşini kaybetmeye dayanamaz ve onu bir daha göremeyeceğini çaresizce kabul eder. Euridice’nin mezarında ona liriyle ağıtlar yakar. Hiç bitmeyecek bir acı yüreğini sarmaktadır. Müziğinin tesirindeki Dionysos’ a tapan kadınlar Orpheus’ a aşklarını sunarlar fakat o onları reddeder, eşi Euridice’ye aşıktır. Buna dayanamayan kadınlar Orpheus’u öldürüp parçalar ve başını nehre fırlatırlar. Orpheus’un cesedini bulan periler onu gömüp lirini gökyüzündeki yıldızlar arasına yerleştirirler (Lyra).

Öyle etkili ki, bu efsane için  (Orphée et Eurydice) Christoph Willibald Gluck tarafından hazırlanmış bir opera vardır. Operanın konusu size yukarıda anlattığım bu mitolojik hikayedir ve operanın librettosu “Ranieri de’ Calzabigi” tarafından yazılmıştır. İlk temsili 5 Ekim 1762’de Viyana’da Burgtheatre’da verilmiştir. Dinlemeniz için Viyana Versiyonlarını aşağıya bırakıyorum. Bir sonraki öyküde görüşmek üzere..

Yorum bırakın